İtalyan Kardeşler Alaçatı'da Lezzet Yarattı
İtalyan kardeşler Roberto ve Franco Fracasso, İzmir'in Alaçatı ilçesinde lezzet yarattı. Roberto, 2021'de Pizzeria da Roberto'yu açtı.
Modayı bırakıp mutfağa dönen bir ağabey ile 1976'dan beri dondurmaya hayat veren bir kardeşin başarı dolu serüveni. İstanbul'da kurduğu giyim markasıyla 15 yıl boyunca tekstil sektöründe fırtınalar estiren Roberto Fracasso (69) ile İtalya'da babasından devraldığı dondurma ustalığını Türkiye'ye taşıyan kardeşi Franco Fracasso (65), İzmir Alaçatı'nın popüler iki dükkanında müşterilerine leziz deneyimler yaşatıyor.
İtalyan kökenli iki kardeşin, Türk eşlerinin tatlı baskısı ve desteğiyle Çeşme'de yarattıkları lezzet dünyasının arkasında; yarım asırlık bir gelenek, cesur kararlar ve büyük bir aile bağı yatıyor. EŞLERİ TEŞVİK ETTİ Roberto ve Franco kardeşlerin sıfırdan inşa ettiği Pizzeria da Roberto ile Da Franco Gelato, bugün Alaçatı'nın en gözde durakları arasında.
2010'da Çeşme'de kardeşi Franco ile restoran açan ve bir müddet sonra tekstil işine yönelip İstanbul'a giderek bir giyim markasını kuran Roberto, 15 senelik başarılı çalışma hayatından sonra rotayı yeniden Çeşme'ye çevirdi. Bu kararı almasındaki en büyük etken ise kendi eşi ile kardeşinin eşinin ısrarı oldu.
Kardeşlerin sosyal medyadaki aile grubunda, yakınlarının sürekli yaptığı pizza paylaşımlarına sinirlenen eşleri Solmaz Fracasso ile Seda Fracasso, Roberto'yu tekrardan gıda işine geri dönmesi için ikna edince lezzetli macera yeniden başlamış oldu. İzmir'in tatil merkezi Alaçatı'nın Hacımemiş Mahallesi'nde karşılıklı işletmeleri olan Fracasso kardeşlerin sunduğu lezzetler farklı olsa da aralarında tatlı bir rekabet de yok değil.
Fracasso kardeşlere en büyük destek ise Türk eşlerinden geliyor. Roberto'nun aşkı Seda Hanım ile Franco'nun aşkı Solmaz Hanım, eşlerinin zorlu iş yaşamlarında moral motivasyon sağlarken aynı zamanda mesai arkadaşlığı da yaparak işleri eğlenceli hale getiriyor.
Restoranınız ne kadar zamandır faaliyette? Roberto: Pizzeria da Roberto'yu 2021'de açtık.
5 yıldır Alaçatı'dayız. Bu işler için özel eğitim almış mıydınız yoksa aileden gelen bir meslek miydi?
Roberto: 1978'de Almanya'da ailece pizza yapıyorduk. O dönemde öğrenmeye başlamıştım.
Yaklaşık 30 yıl, pizzanın yanı sıra İtalya'nın önde gelen lezzetlerini pişirdim. Uzunca bir süre gıda işine ara verdiniz sanırım?
Roberto: Yıllar sonra 2010'da kardeşim Franco ile beraber Çeşme'de bir restoran açtık. Pizza ve dondurma ağırlıklıydı.
Bir süre sonra ben tekstil işine girmeye karar verdim ve 2006'da İstanbul'a gittim. Orada bir giyim markasını hayata geçirdim ve 15 sene o işi yaptım.
Çok da başarılı oldum. Ancak onca seneden sonra kader beni yeniden mutfağa yöneltti.
DEĞİŞEN HAYATLAR Sizi restoran açmaya yönelten etken neydi? Roberto: Bizim sosyal medyada bir aile grubumuz vardı ve büyüklerimiz her pizza yaptıklarında oraya fotoğrafını koyardı.
Benim eşim Seda ve kardeşimi eşi Solmaz Hanım, o fotoğrafları görünce sinir oluyordu ve neden bizim de yapmadığımızı soruyordu. Eşlerimiz beni yeniden ikna edince Alaçatı'ya gelip Pizzeria da Roberto'yu hayata geçirdim.
Zaten buralara gelmeyi istiyordum. İstanbul'un kalabalığından çok sıkılmıştım, sakinlik istedim.
Çeşme'ye taşınma fikri ortaya çıkmış oldu. Sevdiğim işi yapıyorum.
15 yılın ardından tekstili bırakıp yeniden restoran işine dönmek sizi zorladı mı? Roberto: Gençlik yıllarımdan beri pizzanın içinde olduğum için hiç zorluk çekmedim.
Tam aksine, yeniden lezzet üretmek ve insanların memnun kaldığını görmek hoşuma gitti. Ne çeşit pizzalarınız var?
Roberto: 15-20 çeşit pizzamız var. Margarita, pepperoni, robespierre, bresaola, prosciutto, burrata ve daha niceleri.
Venedik usulü yapıyoruz. İlginç pizza çeşitleriniz de var mı?
Roberto: Menü standardımızda yok ama misafirlerin isteği doğrultusunda bazen ilginç şeyler ortaya çıkabiliyor. Menünüzde başka ürünleriniz de var mıydı?
Roberto: İtalyan mutfağıyız, tabii ki pizza dışında da lezzetlerimiz var. Başlangıç tabaklarımız, salatalar, el yapımı makarnalar, risottolar, bruschettalar ve İtalyan tatlılarımız mevcut.
Bildiğiniz orijinal İtalyan mutfağı. Sizin Türkiye'de en sevdiğiniz yemekler hangileri?
Neleri başarılı buluyorsunuz? Roberto: Türkiye de yemekler konusunda oldukça başarılı.
Tek bir ürünü söyleyemem ama balık ve kebabı severim. Pizzayı lezzetli yapan unsurlar, nelerdir?
Roberto: En önemlisi hamur ve sos. Basit gibi görünebilir ama her zaman standart ölçüye göre yapılamıyor.
Hamuru tanımak çok önemli. Eşinizle yollarınız ne zaman kesişti?
Roberto: Kendisi ünlü bir giyim markasının satış temsilcisiydi. 16 sene önce Alsancak'ta tanıştık.
Benim için ilk görüşte aşktı, 'İşte bu evleneceğim kadın' dedim ve sonrasında da evlendik. Eşim daha sonra güzellik uzmanlığı eğitimi de aldı.
İtalya'dan gelen misafirleriniz de oluyor mu? Roberto: Evet oluyor.
Buraya tatile gelenler merak ediyor. Kış döneminde de hizmet veriyor musunuz?
Roberto: Evet, Alaçatı'da 12 ay açık bir işletmeyiz. Franco Bey siz kaç yıldır dondurma üretimindesiniz?
Franco: Benim babam İtalya'da dondurmacıydı. 1976'da onun yanında öğrendim bu işi.
Yarım asırlık bilgi birikimine sahibim. Siz kaç senedir evlisiniz?
Franco: Eşim Solmaz Hanım ile 2012'de evlendik. 14 yıl oldu.
Da Franco Gelato'yu ne zaman açtınız ve ortaya çıkış serüveni nasıl gelişti? Franco: Dondurma dükkanımızı 2018'de açtık.
8 senedir Alaçatı'dayız. Aslında buradaki bir markayla ortak yol almak istiyorduk.
Eşim Solmaz Hanım birkaç yıl dondurmayla ilgili bilgiler edinip kendini geliştirdi. Türkiye'deki bütün iyi markaları araştırdı, Türkiye ve İtalya'daki fuarlara katıldı.
Buradaki bütün meşhur dondurmacılara beni de götürdü ama açıkçası pek beğenmedim. Biz de bunun üzerine kendi markamızı hayata geçirmeye karar verdik.
Kaç çeşit dondurma var? Franco: Toplamda yaklaşık 70 çeşit dondurma üretiyoruz.
Vitrinimizde sabit dondurmalarımız ve bir de sürekli değiştirdiklerimiz var. Müşterileriniz arasında ünlü isimler de var mı?
Franco: Tabii ünlü isimler oldukça sık geliyor. Yazın dükkanımızın önündeki uzun kuyrukları siz de kaç kez görmüşsünüzdür.
Eşiniz de size yardımcı oluyor mu? Franco: Tabi ki.
Kendisi en büyük destekçim. Ben ve çalışanlarımız müşterilere ürünleri verirken, eşim Solmaz Hanım da kasada ödeme trafiğini yönetiyor.
Modayı bırakıp mutfağa dönen bir ağabey ile 1976'dan beri dondurmaya hayat veren bir kardeşin başarı dolu serüveni. İstanbul'da kurduğu giyim markasıyla 15 yıl boyunca tekstil sektöründe fırtınalar estiren Roberto Fracasso (69) ile İtalya'da babasından devraldığı dondurma ustalığını Türkiye'ye taşıyan kardeşi Franco Fracasso (65), İzmir Alaçatı'nın popüler iki dükkanında müşterilerine leziz deneyimler yaşatıyor.
İtalyan kökenli iki kardeşin, Türk eşlerinin tatlı baskısı ve desteğiyle Çeşme'de yarattıkları lezzet dünyasının arkasında; yarım asırlık bir gelenek, cesur kararlar ve büyük bir aile bağı yatıyor. EŞLERİ TEŞVİK ETTİ Roberto ve Franco kardeşlerin sıfırdan inşa ettiği Pizzeria da Roberto ile Da Franco Gelato, bugün Alaçatı'nın en gözde durakları arasında.
2010'da Çeşme'de kardeşi Franco ile restoran açan ve bir müddet sonra tekstil işine yönelip İstanbul'a giderek bir giyim markasını kuran Roberto, 15 senelik başarılı çalışma hayatından sonra rotayı yeniden Çeşme'ye çevirdi. Bu kararı almasındaki en büyük etken ise kendi eşi ile kardeşinin eşinin ısrarı oldu.
Kardeşlerin sosyal medyadaki aile grubunda, yakınlarının sürekli yaptığı pizza paylaşımlarına sinirlenen eşleri Solmaz Fracasso ile Seda Fracasso, Roberto'yu tekrardan gıda işine geri dönmesi için ikna edince lezzetli macera yeniden başlamış oldu. İzmir'in tatil merkezi Alaçatı'nın Hacımemiş Mahallesi'nde karşılıklı işletmeleri olan Fracasso kardeşlerin sunduğu lezzetler farklı olsa da aralarında tatlı bir rekabet de yok değil.
Fracasso kardeşlere en büyük destek ise Türk eşlerinden geliyor. Roberto'nun aşkı Seda Hanım ile Franco'nun aşkı Solmaz Hanım, eşlerinin zorlu iş yaşamlarında moral motivasyon sağlarken aynı zamanda mesai arkadaşlığı da yaparak işleri eğlenceli hale getiriyor.
Restoranınız ne kadar zamandır faaliyette? Roberto: Pizzeria da Roberto'yu 2021'de açtık.
5 yıldır Alaçatı'dayız. Bu işler için özel eğitim almış mıydınız yoksa aileden gelen bir meslek miydi?
Roberto: 1978'de Almanya'da ailece pizza yapıyorduk. O dönemde öğrenmeye başlamıştım.
Yaklaşık 30 yıl, pizzanın yanı sıra İtalya'nın önde gelen lezzetlerini pişirdim. Uzunca bir süre gıda işine ara verdiniz sanırım?
Roberto: Yıllar sonra 2010'da kardeşim Franco ile beraber Çeşme'de bir restoran açtık. Pizza ve dondurma ağırlıklıydı.
Bir süre sonra ben tekstil işine girmeye karar verdim ve 2006'da İstanbul'a gittim. Orada bir giyim markasını hayata geçirdim ve 15 sene o işi yaptım.
Çok da başarılı oldum. Ancak onca seneden sonra kader beni yeniden mutfağa yöneltti.
DEĞİŞEN HAYATLAR Sizi restoran açmaya yönelten etken neydi? Roberto: Bizim sosyal medyada bir aile grubumuz vardı ve büyüklerimiz her pizza yaptıklarında oraya fotoğrafını koyardı.
Benim eşim Seda ve kardeşimi eşi Solmaz Hanım, o fotoğrafları görünce sinir oluyordu ve neden bizim de yapmadığımızı soruyordu. Eşlerimiz beni yeniden ikna edince Alaçatı'ya gelip Pizzeria da Roberto'yu hayata geçirdim.
Zaten buralara gelmeyi istiyordum. İstanbul'un kalabalığından çok sıkılmıştım, sakinlik istedim.
Çeşme'ye taşınma fikri ortaya çıkmış oldu. Sevdiğim işi yapıyorum.
15 yılın ardından tekstili bırakıp yeniden restoran işine dönmek sizi zorladı mı? Roberto: Gençlik yıllarımdan beri pizzanın içinde olduğum için hiç zorluk çekmedim.
Tam aksine, yeniden lezzet üretmek ve insanların memnun kaldığını görmek hoşuma gitti. Ne çeşit pizzalarınız var?
Roberto: 15-20 çeşit pizzamız var. Margarita, pepperoni, robespierre, bresaola, prosciutto, burrata ve daha niceleri.
Venedik usulü yapıyoruz. İlginç pizza çeşitleriniz de var mı?
Roberto: Menü standardımızda yok ama misafirlerin isteği doğrultusunda bazen ilginç şeyler ortaya çıkabiliyor. Menünüzde başka ürünleriniz de var mıydı?
Roberto: İtalyan mutfağıyız, tabii ki pizza dışında da lezzetlerimiz var. Başlangıç tabaklarımız, salatalar, el yapımı makarnalar, risottolar, bruschettalar ve İtalyan tatlılarımız mevcut.
Bildiğiniz orijinal İtalyan mutfağı. Sizin Türkiye'de en sevdiğiniz yemekler hangileri?
Neleri başarılı buluyorsunuz? Roberto: Türkiye de yemekler konusunda oldukça başarılı.
Tek bir ürünü söyleyemem ama balık ve kebabı severim. Pizzayı lezzetli yapan unsurlar, nelerdir?
Roberto: En önemlisi hamur ve sos. Basit gibi görünebilir ama her zaman standart ölçüye göre yapılamıyor.
Hamuru tanımak çok önemli. Eşinizle yollarınız ne zaman kesişti?
Roberto: Kendisi ünlü bir giyim markasının satış temsilcisiydi. 16 sene önce Alsancak'ta tanıştık.
Benim için ilk görüşte aşktı, 'İşte bu evleneceğim kadın' dedim ve sonrasında da evlendik. Eşim daha sonra güzellik uzmanlığı eğitimi de aldı.
İtalya'dan gelen misafirleriniz de oluyor mu? Roberto: Evet oluyor.
Buraya tatile gelenler merak ediyor. Kış döneminde de hizmet veriyor musunuz?
Roberto: Evet, Alaçatı'da 12 ay açık bir işletmeyiz. Franco Bey siz kaç yıldır dondurma üretimindesiniz?
Franco: Benim babam İtalya'da dondurmacıydı. 1976'da onun yanında öğrendim bu işi.
Yarım asırlık bilgi birikimine sahibim. Siz kaç senedir evlisiniz?
Franco: Eşim Solmaz Hanım ile 2012'de evlendik. 14 yıl oldu.
Da Franco Gelato'yu ne zaman açtınız ve ortaya çıkış serüveni nasıl gelişti? Franco: Dondurma dükkanımızı 2018'de açtık.
8 senedir Alaçatı'dayız. Aslında buradaki bir markayla ortak yol almak istiyorduk.
Eşim Solmaz Hanım birkaç yıl dondurmayla ilgili bilgiler edinip kendini geliştirdi. Türkiye'deki bütün iyi markaları araştırdı, Türkiye ve İtalya'daki fuarlara katıldı.
Buradaki bütün meşhur dondurmacılara beni de götürdü ama açıkçası pek beğenmedim. Biz de bunun üzerine kendi markamızı hayata geçirmeye karar verdik.
Kaç çeşit dondurma var? Franco: Toplamda yaklaşık 70 çeşit dondurma üretiyoruz.
Vitrinimizde sabit dondurmalarımız ve bir de sürekli değiştirdiklerimiz var. Müşterileriniz arasında ünlü isimler de var mı?
Franco: Tabii ünlü isimler oldukça sık geliyor. Yazın dükkanımızın önündeki uzun kuyrukları siz de kaç kez görmüşsünüzdür.
Eşiniz de size yardımcı oluyor mu? Franco: Tabi ki.
Kendisi en büyük destekçim. Ben ve çalışanlarımız müşterilere ürünleri verirken, eşim Solmaz Hanım da kasada ödeme trafiğini yönetiyor.
Kaynak : https://www.yeniasir.com.tr