İzmir'de karadut hasadı başladı
İzmir'in Tire ilçesinde, üreticiler Temmuz ayı itibarıyla şifalı karadut hasadına başladı. Güme dağının eteklerindeki Cambazlı köyünde yıllık ortalama 200 ton civarında karadut üretiliyor.
Meyvesinden, reçeline, şerbetinden, şurubuna kadar sofralarımızın baş tacı olan şifalı karadut ayrıca kozmetik dünyasında güzellik ürünlerinde de kullanılıyor. Karaduttan hazırlanan güzellik maskeleri güzelliğine önem veren kadınların vazgeçilmez tercihleri arasında bulunuyor.
HASAT HEYECANI BAŞLADI Üreticinin, kooperatif çatısı altında birleştiği Cambazlı'da karadutun hasadı günün ilk ışıkları ile başlıyor. Ege'nin sıcak olduğu kadar bir o kadar da ballı güneşi ile olgunlaşan meyveler büyük bir özenle ağaçlardan tek tek elle toplanıyor.
Bozulmasın diye metal kovalarda toplanan karadutlar daha sonra plastik bidonlara aktarılarak soğuk hava depolarında saklanıyor. Köyde adeta şenliğe dönüşen karadut hasadına tüm köylüler imece usulüyle katılıyor.
Sabahın erken saatlerinde başlayıp, neredeyse gün batımına kadar süren hasat neşe içinde geçiyor. Ege türkülerinin bir başlayıp biri biterken hasat güneşin batmasıyla birlikte sona eriyor.
Son derece inatçı doğal boyası ise ellere, yüzlere bulaştığında çalışanlar arasında şaka ve espri konusu oluyor. Lekesini ancak kendi yaprağının çıkardığı karadut pazarda alıcılar tarafından adeta kapışılıyor.
GÜZELLİĞE GÜZELLİK KATIYOR Mora çalan koyu kırmızı harika rengiyle karadut kozmetik dünyasında güzellik ürünlerinde de baş aktör konumunda. Karaduttan hazırlanan güzellik maskeleri günümüzde cilt güzelliğine önem veren kadınların tercihleri arasında yerini alıyor.
Osmanlı'da, ipek ve ipek böceği üreticiliği dendiğinde akla ilk gelen ilk yerleşim birimlerinin başında Tire geliyormuş. İpek ve ipek böceği üretimi yıllar içinde unutulmuş.
Yörede neredeyse her adım başı bulunan dut ağaçları da birer ikişer kaybolup gitmiş. Ancak, yıllar önce bir avuç köylünün girişimleri ile kooperatifleşen karadut sektörü şimdilerde iyi bir gelir kaynağı haline dönüşmüş.
Beyaz dut ağacı yok olmaya yüz tutmasına rağmen karadut ağacının şansı ise birden bire dönüvermiş. Yılda ortalama 200 ton civarında üretilen Karadut soğuk zincir ile Türkiye'nin her yerine gönderiliyor.
İlaç sektöründen, dondurma sektörüne, reçel sektöründen, pastacılık sektörüne kadar birçok alanda değerlendirilen ekşi karadut aynı zamanda tıp alanında şifa deposu olarak gösteriliyor. Ayrıca, şarap ve sirkesi de yapılıyor.
Çocuk ve bebeklerin ağız içindeki aft denilen yaraların iyileştirilmesinde kullanılıyor. Önemli bir noktayı hatırlatalım.
Aslında mayıs ayıyla birlikte tezgahlarda boy göstermeye başlayan kırmız dutlar, şifalı karadut diye bilinen tür değildir. Karadut, emsallerine göre geç yetişir.
Yöredeki ismi 'Ekşi Karadut' olarak bilinir ve Tirenin önemli bir marka değeri haline gelmiştir. Tire'ye yolu düşenler ise karadutlu lor tatlısı ve karadut şerbetini mutlaka denemeli.
FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR Karadut, antioksidan bakımından oldukça zengindir. İnsan sağlığına inanılmaz faydalar sağlar.
Yüzyıllardır özellikle alternatif tıpta şifa amaçlı tüketilir. Vücudu bakteri ve virüslerden arındıran mucize karadut, sindirim sistemi için fayda sağlayan besinler arasında favoridir.
Karadut, yüksek lif oranı sayesinde kalp hastalıklarından kansere, göz sağlığından yüksek kolesterole kadar birçok hastalığa iyi gelen doğal bir şifa kaynağıdır. Vitamin ve mineral deposu olan bu mucizevi meyve, bazı yörelerde sade olarak da tüketilir.
Karadut, ülkemizde pekmez, reçel ve kek, kurabiye yapımlarında kullanılır. Protein açısından zengindir.
Kalsiyum, demir, folat, tiamin, nisain, A, E, C ve K vitamini içerir. Kırmızı kan hücrelerinin sayısını artırır.
Organların oksijenlenmesini artırarak metabolizmanın daha sağlıklı çalışmasına yardımcı olur. Zeaksantin maddesi içerdiğinden retina sağlığını korur.
Kemik sağlığı için önemli olan fosfor, kalsiyum ve magnezyum bakımından da oldukça zengindir. Özellikle kahvaltılarda tüketildiğinde gün boyu bağışıklık sistemin sağlığını koruyarak güçlenmesini sağlar.
Zararlı mikroorganizmaların sayısını azaltmaya yardımcı olur. Bir başka faydası da, sindirimi hızlandırır.
İçerdiği lif ile bağırsakları hareketlendirerek kabız ve gazın neden olduğu şişkinliği azaltır. Kolesterolü düşürerek kalp sağlığını korur.
Kadınların, yüzyıllardır cilt ve yüz bakımları için karadutu tercih ettikleri biliniyor. Karadut karışımlı yüz maskeleri kırışıklıkları önlediği gibi, sağladığı pürüzsüz cilt ile organik yüz ve cilt bakımında favoriler arasında yer alıyor.
Karadutun kaynatılması, pekmez yapımı aşamasında olur. Vücudun protein oranını artırmak için ideal bir besindir.
Özellikle sporcuların ve büyüme çağındaki çocukların tüketilmesi tavsiye edilir. Günde bir bardak düzenli tüketilmesi soğuk algınlığında enfeksiyon kapan boğazların temizlenmesini sağlar.
Bitmedi, damar tıkanıklığının önüne geçer. Sinir hücrelerini yenileyerek beyin sağlığına iyi gelir.
MİTOLOJİDE KARADUT Yıllar önce Babil'de, Thispe ve Pyramus adında birbirlerini çocukluktan beri gizliden seven iki genç varmış. Thispe, Babil'in en güzel kızı, Pyramus ise en yakışıklı erkeğiymiş.
Bu iki gencin evleri yan yanaymış. Zamanla birbirlerine deliler gibi aşık gençler evlenmek istemiş.
Ama nafile Ne yaptılarsa ailelerine birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini kabul ettirememişler. Aileleri aralarındaki aşka şiddetle karşı çıkmış, hatta birbirleriyle konuşmalarını bile yasaklamışlar.
Aşklarını yüreklerinde yaşayan gençler tüm engellemelere rağmen birbirlerini görmek için çare aramaya başlamışlar. Bir gün, evlerinin ortak olan duvarında tesadüfen bir delik keşfetmişler.
Günler günleri aylar ayları kovalamış. Tek sevinçleri en azından artık birbirlerinin sesini duyabiliyor ve birbirlerini delikten de olsa görebiliyor olmalarıymış.
Zamanla bu da genç açıklara yeterli gelmemeye başlamış. Bir gece Pyramus, bu hasrete dayanamadığı için bir plan yapmaya karar vermiş.
Ve bu planını sevgilisine anlatmış. Plan ise Ninos'un mezarının yanındaki dut ağacının altında buluşmakmış.
O gece geldiğinde güzeller güzeli Thispe sessizce evden uzaklaşıp mezarın olduğu yere gitmiş. Ve ardından yakışıklı Pyramus 'u beklemeye başlamış.
O sırada karşısında ağzı kanlar içinde bir dişi aslan belirmiş. Zavallı Thispe aslanı görünce çok korkmuş.
Kayanın içinde aslanın gitmesini beklemiş. Aslanın hemen oradan ayrılmasından sonra genç kızın sevgilisi çıkagelmiş.
O da ne? Yerde kanlar içinde Thispe'nin pelerinini görünce onun öldüğünü düşünmüş.
Üzüntüsünden kahrolmuş, pelerini eline alıp 'Senin ölümüne ben neden oldum diyerek' kılıcını çekerek dut ağacının başına gitmiş ve hiç tereddüt etmeden kılıcını göğsüne saplamış. Ağaçtaki bembeyaz dutlar o bir anda Pyramus 'un kanıyla kızıla boyanmış.
Meyvesinden, reçeline, şerbetinden, şurubuna kadar sofralarımızın baş tacı olan şifalı karadut ayrıca kozmetik dünyasında güzellik ürünlerinde de kullanılıyor. Karaduttan hazırlanan güzellik maskeleri güzelliğine önem veren kadınların vazgeçilmez tercihleri arasında bulunuyor.
HASAT HEYECANI BAŞLADI Üreticinin, kooperatif çatısı altında birleştiği Cambazlı'da karadutun hasadı günün ilk ışıkları ile başlıyor. Ege'nin sıcak olduğu kadar bir o kadar da ballı güneşi ile olgunlaşan meyveler büyük bir özenle ağaçlardan tek tek elle toplanıyor.
Bozulmasın diye metal kovalarda toplanan karadutlar daha sonra plastik bidonlara aktarılarak soğuk hava depolarında saklanıyor. Köyde adeta şenliğe dönüşen karadut hasadına tüm köylüler imece usulüyle katılıyor.
Sabahın erken saatlerinde başlayıp, neredeyse gün batımına kadar süren hasat neşe içinde geçiyor. Ege türkülerinin bir başlayıp biri biterken hasat güneşin batmasıyla birlikte sona eriyor.
Son derece inatçı doğal boyası ise ellere, yüzlere bulaştığında çalışanlar arasında şaka ve espri konusu oluyor. Lekesini ancak kendi yaprağının çıkardığı karadut pazarda alıcılar tarafından adeta kapışılıyor.
GÜZELLİĞE GÜZELLİK KATIYOR Mora çalan koyu kırmızı harika rengiyle karadut kozmetik dünyasında güzellik ürünlerinde de baş aktör konumunda. Karaduttan hazırlanan güzellik maskeleri günümüzde cilt güzelliğine önem veren kadınların tercihleri arasında yerini alıyor.
Osmanlı'da, ipek ve ipek böceği üreticiliği dendiğinde akla ilk gelen ilk yerleşim birimlerinin başında Tire geliyormuş. İpek ve ipek böceği üretimi yıllar içinde unutulmuş.
Yörede neredeyse her adım başı bulunan dut ağaçları da birer ikişer kaybolup gitmiş. Ancak, yıllar önce bir avuç köylünün girişimleri ile kooperatifleşen karadut sektörü şimdilerde iyi bir gelir kaynağı haline dönüşmüş.
Beyaz dut ağacı yok olmaya yüz tutmasına rağmen karadut ağacının şansı ise birden bire dönüvermiş. Yılda ortalama 200 ton civarında üretilen Karadut soğuk zincir ile Türkiye'nin her yerine gönderiliyor.
İlaç sektöründen, dondurma sektörüne, reçel sektöründen, pastacılık sektörüne kadar birçok alanda değerlendirilen ekşi karadut aynı zamanda tıp alanında şifa deposu olarak gösteriliyor. Ayrıca, şarap ve sirkesi de yapılıyor.
Çocuk ve bebeklerin ağız içindeki aft denilen yaraların iyileştirilmesinde kullanılıyor. Önemli bir noktayı hatırlatalım.
Aslında mayıs ayıyla birlikte tezgahlarda boy göstermeye başlayan kırmız dutlar, şifalı karadut diye bilinen tür değildir. Karadut, emsallerine göre geç yetişir.
Yöredeki ismi 'Ekşi Karadut' olarak bilinir ve Tirenin önemli bir marka değeri haline gelmiştir. Tire'ye yolu düşenler ise karadutlu lor tatlısı ve karadut şerbetini mutlaka denemeli.
FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR Karadut, antioksidan bakımından oldukça zengindir. İnsan sağlığına inanılmaz faydalar sağlar.
Yüzyıllardır özellikle alternatif tıpta şifa amaçlı tüketilir. Vücudu bakteri ve virüslerden arındıran mucize karadut, sindirim sistemi için fayda sağlayan besinler arasında favoridir.
Karadut, yüksek lif oranı sayesinde kalp hastalıklarından kansere, göz sağlığından yüksek kolesterole kadar birçok hastalığa iyi gelen doğal bir şifa kaynağıdır. Vitamin ve mineral deposu olan bu mucizevi meyve, bazı yörelerde sade olarak da tüketilir.
Karadut, ülkemizde pekmez, reçel ve kek, kurabiye yapımlarında kullanılır. Protein açısından zengindir.
Kalsiyum, demir, folat, tiamin, nisain, A, E, C ve K vitamini içerir. Kırmızı kan hücrelerinin sayısını artırır.
Organların oksijenlenmesini artırarak metabolizmanın daha sağlıklı çalışmasına yardımcı olur. Zeaksantin maddesi içerdiğinden retina sağlığını korur.
Kemik sağlığı için önemli olan fosfor, kalsiyum ve magnezyum bakımından da oldukça zengindir. Özellikle kahvaltılarda tüketildiğinde gün boyu bağışıklık sistemin sağlığını koruyarak güçlenmesini sağlar.
Zararlı mikroorganizmaların sayısını azaltmaya yardımcı olur. Bir başka faydası da, sindirimi hızlandırır.
İçerdiği lif ile bağırsakları hareketlendirerek kabız ve gazın neden olduğu şişkinliği azaltır. Kolesterolü düşürerek kalp sağlığını korur.
Kadınların, yüzyıllardır cilt ve yüz bakımları için karadutu tercih ettikleri biliniyor. Karadut karışımlı yüz maskeleri kırışıklıkları önlediği gibi, sağladığı pürüzsüz cilt ile organik yüz ve cilt bakımında favoriler arasında yer alıyor.
Karadutun kaynatılması, pekmez yapımı aşamasında olur. Vücudun protein oranını artırmak için ideal bir besindir.
Özellikle sporcuların ve büyüme çağındaki çocukların tüketilmesi tavsiye edilir. Günde bir bardak düzenli tüketilmesi soğuk algınlığında enfeksiyon kapan boğazların temizlenmesini sağlar.
Bitmedi, damar tıkanıklığının önüne geçer. Sinir hücrelerini yenileyerek beyin sağlığına iyi gelir.
MİTOLOJİDE KARADUT Yıllar önce Babil'de, Thispe ve Pyramus adında birbirlerini çocukluktan beri gizliden seven iki genç varmış. Thispe, Babil'in en güzel kızı, Pyramus ise en yakışıklı erkeğiymiş.
Bu iki gencin evleri yan yanaymış. Zamanla birbirlerine deliler gibi aşık gençler evlenmek istemiş.
Ama nafile Ne yaptılarsa ailelerine birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini kabul ettirememişler. Aileleri aralarındaki aşka şiddetle karşı çıkmış, hatta birbirleriyle konuşmalarını bile yasaklamışlar.
Aşklarını yüreklerinde yaşayan gençler tüm engellemelere rağmen birbirlerini görmek için çare aramaya başlamışlar. Bir gün, evlerinin ortak olan duvarında tesadüfen bir delik keşfetmişler.
Günler günleri aylar ayları kovalamış. Tek sevinçleri en azından artık birbirlerinin sesini duyabiliyor ve birbirlerini delikten de olsa görebiliyor olmalarıymış.
Zamanla bu da genç açıklara yeterli gelmemeye başlamış. Bir gece Pyramus, bu hasrete dayanamadığı için bir plan yapmaya karar vermiş.
Ve bu planını sevgilisine anlatmış. Plan ise Ninos'un mezarının yanındaki dut ağacının altında buluşmakmış.
O gece geldiğinde güzeller güzeli Thispe sessizce evden uzaklaşıp mezarın olduğu yere gitmiş. Ve ardından yakışıklı Pyramus 'u beklemeye başlamış.
O sırada karşısında ağzı kanlar içinde bir dişi aslan belirmiş. Zavallı Thispe aslanı görünce çok korkmuş.
Kayanın içinde aslanın gitmesini beklemiş. Aslanın hemen oradan ayrılmasından sonra genç kızın sevgilisi çıkagelmiş.
O da ne? Yerde kanlar içinde Thispe'nin pelerinini görünce onun öldüğünü düşünmüş.
Üzüntüsünden kahrolmuş, pelerini eline alıp 'Senin ölümüne ben neden oldum diyerek' kılıcını çekerek dut ağacının başına gitmiş ve hiç tereddüt etmeden kılıcını göğsüne saplamış. Ağaçtaki bembeyaz dutlar o bir anda Pyramus 'un kanıyla kızıla boyanmış.
Kaynak : https://www.yeniasir.com.tr