İzmir'in Tarihsel Merkezi
İzmir, dağından denizine, tarlasına çeşitli hikayeler taşır. İzmir'in tarihsel olarak ilk kurulduğu yer Bayraklı'dır.
Ege'nin incisi, Türkiye'nin üçüncü büyük şehri, limanlarıyla, ticaretiyle, turizmiyle ve kültürel zenginliğiyle öne çıkan metropol üç şehirden biri. Oysa bu koca şehir sadece kent merkezinden ya da tatil beldelerinden ibaret değil.
TARİHİN KALBİ KONAK M.Ö. yüzyılda Pagos Tepesi çevresinde kurulan yeni Smyrna ile kentin yönetim merkezi haline gelen Konak ilçesi; Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemleri boyunca ticari ve idari merkez olma özelliğini korudu.
Pers işgalinin ardından Bayraklı' daki ilk Smyrna'nın terkedilmesi, kent yaşamının Kadifekale'ye yönelmesine ve İzmir tarihinin en büyük kırılma noktalarından birine zemin hazırladı. KENTİN BEŞİĞİ BAYRAKLI Aslında bugün İzmir denilince akla ilk olarak Konak, Saat Kulesi ya da Kadifekale gelir ancak kentin tarihsel olarak ilk kurulduğu yer Bayraklı'dır.
Geçmişte Pers ordularının saldırısıyla yıkılan Bayraklı, hem düzlükte kaldığı için savunması zor bir yerdi hem de zamanla büyüyen nüfusa dar gelmeye başladı. Büyük İskender döneminde kentin hem daha kolay korunabilmesi hem de liman ticaretinin büyütülebilmesi için şehir merkezi bugünkü Kadifekale (Pagos Tepesi) eteklerine taşındı.
Özetle, Bayraklı İzmir'in doğduğu beşik, Kadifekale ise büyüyüp geliştiği yerdir. LEVANTEN YAZLIĞI BUCA Bugün yarım milyondan fazla nüfusuyla İzmir'in en kalabalık ilçesi haline gelen Buca, geçmişte Levantenlerin yazlık yerleşimi olarak biliniyordu.
yüzyılda Avrupalı tüccarlar ve konsolosluk görevlileri burada büyük bahçeli köşkler yaptırdı. Günümüzde Dokuz Eylül Üniversitesi başta olmak üzere yükseköğretim kurumları sayesinde genç nüfusun yoğunlaştığı bir merkez konumu haline geldi.
yüzyılda İzmir Körfezi'nde başlayan vapur seferleri ve 1865 yılında açılan Tarihi Karşıyaka Tren İstasyonu ile baştan yazıldı. Bir balıkçı ve bağ beldesi olan Karşıyaka, körfez vapurları ile tren hattının devreye girmesiyle birlikte İzmir elitlerinin ve Levantenlerin görkemli yalılar kurduğu bir cazibe merkezine dönüştü.
ADINI NAR AĞAÇLARINDAN ALDI Vadi boyunca dere kenarlarına uzanan nar ağaçlarından adını alan Narlıdere, sırtını çam ormanlarıyla kaplı Çatalkaya Dağları'na dayayan, doğa ile köklü kültürün iç içe geçtiği bir ilçe. yüzyıldan itibaren bölgeye yerleşen Tahtacı Türkmenleri' nin mirasını taşıyan Narlıdere, geleneksel ahşap ve kerpiç mimarisiyle restore edilen Tarihi Yukarıköy sayesinde Alevi-Tahtacı kültürünü yaşatmaya devam ediyor.
yüzyılda demiryolunun gelmesiyle bölgeye yerleşen Levanten ailelerin kurduğu Davy Evi ve De Cramer Köşkü gibi yapılara borçlu. Cumhuriyet döneminde Ege Üniversitesi'nin kurulmasıyla eğitim, bilim ve sanayinin buluştuğu merkezlerden biri haline gelen Bornova, bugün hem organize sanayi bölgeleri hem de üniversite yaşamıyla İzmir ekonomisinin üslerinden biri olmayı sürdürüyor.
İLKLERİN ŞEHRİ BERGAMA Pergamon Krallığı'nın başkenti olan Bergama, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Zamanında Mısırlılar kağıt vermeyince pes etmeyip koyun derisinden kendi dayanıklı kağıdı Parşömen'i icat eden Bergamalılar, ilklerin şehrini kurmuştur.
Baş döndüren bir eğimle inşa edilmiş antik tiyatrosunun bulunduğu tepedeki Akropol kentin kalbi haline gelmiştir. Bugün eczanelerde ve ambulanslarda gördüğümüz 'yılanlı tıp logosu' ise antik çağın ilk büyük hastanesi olan Asklepieion' da doğmuştur.
BEREKETLİ TOPRAKLAR Gediz Ovası'nın ortasında yer alan Menemen, kırmızı toprağıyla ünlüdür. Bu toprak ustaların elinde şekillenerek geleneksel çömlekçiliğe dönüşmüştür.
İlçenin bir diğer önemli değeri ise Emiralem çileğidir. Her yıl düzenlenen Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, son yıllarda bir milyonu aşkın ziyaretçiyle büyük ilgi gördü.
Ayrıca Milli Mücadele'nin sembollerinden Asteğmen Kubilay'ın anısına dikilen Yıldıztepe Kubilay Anıtı, tarihi Taşhan ve Menemen Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi de ilçenin öne çıkan özelliklerindendir. LEZZET DURAĞI ÖDEMİŞ Ödemiş, Aydınoğulları Beyliği'ne başkentlik yapan Birgi'yle adeta bir açık hava müzesidir.
yüzyılın eşsiz Osmanlı sivil mimari örneği Çakırağa Konağı başı çekmeye devam ediyor. Ege'nin en yüksek noktalarından olan B (2157 m) ve eteklerindeki Gölcük Yaylası'nda yer alan krater benzeri göl, yazın serin, kışın karlı doğa kaçamağı sunuyor.
Ödemiş sofrasını ise Ödemiş patatesi ve irmikli, özel baharatıyla meşhur Ödemiş köftesi taçlandırıyor. Tarih, doğa ve lezzetin bir arada olduğu, keşfedilmeye değer bir Ege incisidir.
ZANAATKARLARIN YURDU Tire, İzmir'in güneydoğusunda, Küçük Menderes Ovası'nın kenarında, Güme Dağı eteklerinde bulunuyor. En büyük açık hava pazarlarından biri olan Tarihi Salı Pazarı'yla gözleri büyüleyen Tire'de, keçecilik, semercilik, nalbantlık gibi unutulmuş zanaatlar önemini korumaya devam ediyor.
Necip Paşa Kütüphanesi, Yalınayak Cami ile mutfağından tescilli Tire şiş köftesi ve Tire Süt Kooperatifi ününü sürdürmeye devam ediyor. YAZLIKÇILARIN ADRESİ FOÇA Yaz mevsiminin gözde yerlerinden Foça ismini ege'de yaşayan akdeniz foklarından alıyor.
Antik adı Phokaia, 'fok yurdu' anlamına geliyor. Eski Foça hâlâ o taş evleriyle, dar sokaklarıyla yaşamını sürdürüyor.
Mutfağında yetişen Foça Karası üzümü de asırlardır sofralara lezzet katmaya devam ediyor. Mutfakta deniz ürünleri ve o eski üzümün şarapları öne çıkıyor.
Yeni Foça tarafı biraz daha yazlık, Eski Foça ise hâlâ otantik kalmayı başarmış durumda. TURİZMİN MERKEZİ ÇEŞME Turkuaz deniziyle tatilcileri büyüleyen ilçe, bol kaynak suları ve çeşmelerinden dolayı Çeşme adını aldığı biliniyor.
Rüzgâr sörfüyle sporcuları da ağırlayan Çeşme, sakız ağaçları ile de ekonomiye değer katıyor. Çeşme mutfağında ise sakız, enginar, deniz ürünleri ile öne çıkıyor.
İlçe, yazın çok kalabalık, ama kışın o taş sokaklar başka bir atmosfer sağlıyor. NERGİS KOKULU KARABURUN İzmir'in batısında, yarımadanın kuzey ucunda bulunan Karaburun'un hikayesi, denizden bakınca koyu renkli kayalık burnu göründüğü için ve eski 'Capo Calaberno' adından geldiği söyleniyor.
Sarp ve dağlık yapısı sayesinde doğasını korumuş ve kışın nergis tarlaları açmaya devam ediyor ve nadide kokusu gelenleri, büyülüyor. Sarpıncık Feneri, Kopan Sokağı, Akdeniz foklarının mağaraları, Mordoğan plajları ve el değmemiş koyları ziyaretçi akını sağlıyor.
ENGİNARIN VATANI URLA Bağ Yolu, Enginar Festivali, tarihi Malgaca Pazarı, Necati Cumalı Anı Evi'ne sahip Urla, son yıllarda Michelin yıldızlı restoranları da önem taşıyor. Urla'da enginar, zeytinyağı, şarap, yerel otlar ve daha birçok tat sofraları süslüyor.
SAKİN ŞEHİR SEFERİHİSAR İzmir'in güneybatısında yer alan ilçe, 2009'da Türkiye'nin ilk Cittaslow'u (Sakin Şehir) unvanını aldı. Antik Teos kenti, Sığacık Kaleiçi, pazar günleri kurulan üretici pazarı ve Sığacık Balıkçı Barınağı ile biliniyor.
Mutfakta yerel üretici ürünleri, balık ve mandalina hizmetinde sınır tanımıyor. TARİHİN MERKEZİ EFES Eski adı Ayasuluk (Ayasoluk) olan ilçe 1914'te Selçuk adını aldı.
İzmir'in en güneyinde, Efes'in yanında yer alan Selçuk, dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı, görkemli Celsus Kütüphanesi ve 25 bin kişilik antik tiyatrosuyla Efes Antik Kenti'ni içinde barındırıyor. Meryem Ana Evi, Hristiyan dünyası için hac merkezi, St.
Jean Bazilikası, Selçuklu mirası İsa Bey Cami binlerce turist kazanan değerleri arasında bulunuyor.
Ege'nin incisi, Türkiye'nin üçüncü büyük şehri, limanlarıyla, ticaretiyle, turizmiyle ve kültürel zenginliğiyle öne çıkan metropol üç şehirden biri. Oysa bu koca şehir sadece kent merkezinden ya da tatil beldelerinden ibaret değil.
TARİHİN KALBİ KONAK M.Ö. yüzyılda Pagos Tepesi çevresinde kurulan yeni Smyrna ile kentin yönetim merkezi haline gelen Konak ilçesi; Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemleri boyunca ticari ve idari merkez olma özelliğini korudu.
Pers işgalinin ardından Bayraklı' daki ilk Smyrna'nın terkedilmesi, kent yaşamının Kadifekale'ye yönelmesine ve İzmir tarihinin en büyük kırılma noktalarından birine zemin hazırladı. KENTİN BEŞİĞİ BAYRAKLI Aslında bugün İzmir denilince akla ilk olarak Konak, Saat Kulesi ya da Kadifekale gelir ancak kentin tarihsel olarak ilk kurulduğu yer Bayraklı'dır.
Geçmişte Pers ordularının saldırısıyla yıkılan Bayraklı, hem düzlükte kaldığı için savunması zor bir yerdi hem de zamanla büyüyen nüfusa dar gelmeye başladı. Büyük İskender döneminde kentin hem daha kolay korunabilmesi hem de liman ticaretinin büyütülebilmesi için şehir merkezi bugünkü Kadifekale (Pagos Tepesi) eteklerine taşındı.
Özetle, Bayraklı İzmir'in doğduğu beşik, Kadifekale ise büyüyüp geliştiği yerdir. LEVANTEN YAZLIĞI BUCA Bugün yarım milyondan fazla nüfusuyla İzmir'in en kalabalık ilçesi haline gelen Buca, geçmişte Levantenlerin yazlık yerleşimi olarak biliniyordu.
yüzyılda Avrupalı tüccarlar ve konsolosluk görevlileri burada büyük bahçeli köşkler yaptırdı. Günümüzde Dokuz Eylül Üniversitesi başta olmak üzere yükseköğretim kurumları sayesinde genç nüfusun yoğunlaştığı bir merkez konumu haline geldi.
yüzyılda İzmir Körfezi'nde başlayan vapur seferleri ve 1865 yılında açılan Tarihi Karşıyaka Tren İstasyonu ile baştan yazıldı. Bir balıkçı ve bağ beldesi olan Karşıyaka, körfez vapurları ile tren hattının devreye girmesiyle birlikte İzmir elitlerinin ve Levantenlerin görkemli yalılar kurduğu bir cazibe merkezine dönüştü.
ADINI NAR AĞAÇLARINDAN ALDI Vadi boyunca dere kenarlarına uzanan nar ağaçlarından adını alan Narlıdere, sırtını çam ormanlarıyla kaplı Çatalkaya Dağları'na dayayan, doğa ile köklü kültürün iç içe geçtiği bir ilçe. yüzyıldan itibaren bölgeye yerleşen Tahtacı Türkmenleri' nin mirasını taşıyan Narlıdere, geleneksel ahşap ve kerpiç mimarisiyle restore edilen Tarihi Yukarıköy sayesinde Alevi-Tahtacı kültürünü yaşatmaya devam ediyor.
yüzyılda demiryolunun gelmesiyle bölgeye yerleşen Levanten ailelerin kurduğu Davy Evi ve De Cramer Köşkü gibi yapılara borçlu. Cumhuriyet döneminde Ege Üniversitesi'nin kurulmasıyla eğitim, bilim ve sanayinin buluştuğu merkezlerden biri haline gelen Bornova, bugün hem organize sanayi bölgeleri hem de üniversite yaşamıyla İzmir ekonomisinin üslerinden biri olmayı sürdürüyor.
İLKLERİN ŞEHRİ BERGAMA Pergamon Krallığı'nın başkenti olan Bergama, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Zamanında Mısırlılar kağıt vermeyince pes etmeyip koyun derisinden kendi dayanıklı kağıdı Parşömen'i icat eden Bergamalılar, ilklerin şehrini kurmuştur.
Baş döndüren bir eğimle inşa edilmiş antik tiyatrosunun bulunduğu tepedeki Akropol kentin kalbi haline gelmiştir. Bugün eczanelerde ve ambulanslarda gördüğümüz 'yılanlı tıp logosu' ise antik çağın ilk büyük hastanesi olan Asklepieion' da doğmuştur.
BEREKETLİ TOPRAKLAR Gediz Ovası'nın ortasında yer alan Menemen, kırmızı toprağıyla ünlüdür. Bu toprak ustaların elinde şekillenerek geleneksel çömlekçiliğe dönüşmüştür.
İlçenin bir diğer önemli değeri ise Emiralem çileğidir. Her yıl düzenlenen Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, son yıllarda bir milyonu aşkın ziyaretçiyle büyük ilgi gördü.
Ayrıca Milli Mücadele'nin sembollerinden Asteğmen Kubilay'ın anısına dikilen Yıldıztepe Kubilay Anıtı, tarihi Taşhan ve Menemen Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi de ilçenin öne çıkan özelliklerindendir. LEZZET DURAĞI ÖDEMİŞ Ödemiş, Aydınoğulları Beyliği'ne başkentlik yapan Birgi'yle adeta bir açık hava müzesidir.
yüzyılın eşsiz Osmanlı sivil mimari örneği Çakırağa Konağı başı çekmeye devam ediyor. Ege'nin en yüksek noktalarından olan B (2157 m) ve eteklerindeki Gölcük Yaylası'nda yer alan krater benzeri göl, yazın serin, kışın karlı doğa kaçamağı sunuyor.
Ödemiş sofrasını ise Ödemiş patatesi ve irmikli, özel baharatıyla meşhur Ödemiş köftesi taçlandırıyor. Tarih, doğa ve lezzetin bir arada olduğu, keşfedilmeye değer bir Ege incisidir.
ZANAATKARLARIN YURDU Tire, İzmir'in güneydoğusunda, Küçük Menderes Ovası'nın kenarında, Güme Dağı eteklerinde bulunuyor. En büyük açık hava pazarlarından biri olan Tarihi Salı Pazarı'yla gözleri büyüleyen Tire'de, keçecilik, semercilik, nalbantlık gibi unutulmuş zanaatlar önemini korumaya devam ediyor.
Necip Paşa Kütüphanesi, Yalınayak Cami ile mutfağından tescilli Tire şiş köftesi ve Tire Süt Kooperatifi ününü sürdürmeye devam ediyor. YAZLIKÇILARIN ADRESİ FOÇA Yaz mevsiminin gözde yerlerinden Foça ismini ege'de yaşayan akdeniz foklarından alıyor.
Antik adı Phokaia, 'fok yurdu' anlamına geliyor. Eski Foça hâlâ o taş evleriyle, dar sokaklarıyla yaşamını sürdürüyor.
Mutfağında yetişen Foça Karası üzümü de asırlardır sofralara lezzet katmaya devam ediyor. Mutfakta deniz ürünleri ve o eski üzümün şarapları öne çıkıyor.
Yeni Foça tarafı biraz daha yazlık, Eski Foça ise hâlâ otantik kalmayı başarmış durumda. TURİZMİN MERKEZİ ÇEŞME Turkuaz deniziyle tatilcileri büyüleyen ilçe, bol kaynak suları ve çeşmelerinden dolayı Çeşme adını aldığı biliniyor.
Rüzgâr sörfüyle sporcuları da ağırlayan Çeşme, sakız ağaçları ile de ekonomiye değer katıyor. Çeşme mutfağında ise sakız, enginar, deniz ürünleri ile öne çıkıyor.
İlçe, yazın çok kalabalık, ama kışın o taş sokaklar başka bir atmosfer sağlıyor. NERGİS KOKULU KARABURUN İzmir'in batısında, yarımadanın kuzey ucunda bulunan Karaburun'un hikayesi, denizden bakınca koyu renkli kayalık burnu göründüğü için ve eski 'Capo Calaberno' adından geldiği söyleniyor.
Sarp ve dağlık yapısı sayesinde doğasını korumuş ve kışın nergis tarlaları açmaya devam ediyor ve nadide kokusu gelenleri, büyülüyor. Sarpıncık Feneri, Kopan Sokağı, Akdeniz foklarının mağaraları, Mordoğan plajları ve el değmemiş koyları ziyaretçi akını sağlıyor.
ENGİNARIN VATANI URLA Bağ Yolu, Enginar Festivali, tarihi Malgaca Pazarı, Necati Cumalı Anı Evi'ne sahip Urla, son yıllarda Michelin yıldızlı restoranları da önem taşıyor. Urla'da enginar, zeytinyağı, şarap, yerel otlar ve daha birçok tat sofraları süslüyor.
SAKİN ŞEHİR SEFERİHİSAR İzmir'in güneybatısında yer alan ilçe, 2009'da Türkiye'nin ilk Cittaslow'u (Sakin Şehir) unvanını aldı. Antik Teos kenti, Sığacık Kaleiçi, pazar günleri kurulan üretici pazarı ve Sığacık Balıkçı Barınağı ile biliniyor.
Mutfakta yerel üretici ürünleri, balık ve mandalina hizmetinde sınır tanımıyor. TARİHİN MERKEZİ EFES Eski adı Ayasuluk (Ayasoluk) olan ilçe 1914'te Selçuk adını aldı.
İzmir'in en güneyinde, Efes'in yanında yer alan Selçuk, dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı, görkemli Celsus Kütüphanesi ve 25 bin kişilik antik tiyatrosuyla Efes Antik Kenti'ni içinde barındırıyor. Meryem Ana Evi, Hristiyan dünyası için hac merkezi, St.
Jean Bazilikası, Selçuklu mirası İsa Bey Cami binlerce turist kazanan değerleri arasında bulunuyor.
Kaynak : https://www.yeniasir.com.tr